Kaynaklar ve Sokrates Sorunu
Gizemli bir figür olan Sokrates hiçbir metin yazmadı ve başlıca öğrencileri Platon ve Xenophon olmak üzere klasik yazarların ölümünden sonraki anlatımlarıyla bilinir. Sokrates hakkındaki çelişkili anlatımlar felsefesinin yeniden inşasını neredeyse imkânsız kılmakta olup bu durum “Sokrates Sorunu” olarak bilinir.
Platon, Xenophon ve Sokrates’i araştırma aracı olarak kullanan diğer yazarların eserleri, Sokrates ve muhatabları arasındaki diyalog biçiminde yazılmıştır ve Sokrates’in yaşamı ve düşüncesi hakkındaki ana bilgi kaynağını oluşturur; Sokratik diyaloglar (logos sokratikos), Aristoteles tarafından bu yeni oluşan edebi türü tanımlamak için kullanılan bir terimdir.
Yargılanması ve Ölümü
MÖ 399’da Sokrates’in mahkemesi, filozofun iki suçlamadan dolayı yapıldı: Atina panteonuna karşı dinsizlik (asebeia) ve şehir devletinin gençliğinin yozlaşması; suçlayıcılar “şehrin kabul ettiği tanrıları tanımamak” ve “yeni tanrılar oluşturmak” suçlamalarına atıfta bulundular. Duruşmada, kurayla seçilen erkek-yurttaş jüri üyelerinin çoğu onu iki suçtan mahkûm etmek için oy kullandı ve Sokrates’in zehirli baldıran içmesi ile infaz edilecek bir ölüm cezası kararlaştırdı.
MÖ 399 yılında Atina mahkemesinde Sokrates’e gençleri yoldan çıkardığı ve tanrılara saygısızlık yaptığı gerekçesiyle idam cezası kararı verildi. Kaçabilme şansı olmasına karşın Sokrates kaçmayı reddetti ve yasalara uydu, bu sayede kendi düşünce ve değerlerine aykırı bir tutum sergilemedi.
MÖ 399’da zehir içerek idam edildi. Sokrates, baldıran zehrini kendi isteğiyle içerek yaşamına son vermiştir.
Mirası ve Etkisi
Sokrates’in yaşamı ve çalışmaları Batı felsefesinin temellerini atmış ve kendini bilme ve ahlaki erdem arayışının önemini vurgulamıştır. Tarihin tanıdığı ilk ve en büyük felsefi sistemlerden birisinin kurucusu olan Platon, Sokrates’in öğrencisi; Antik Yunan felsefesinin son büyük filozofu olan Aristoteles ise Platon’un öğrencisidir.
Sokratik Yöntem’in kalıcı mirası, eleştirel düşünmeyi ve sorgulamayı gündelik yaşamın meselelerine uygulamaktır; bu yaklaşım eğitimin amacını yalnızca bilgi aktarmaktan öteye taşır ve öğrencilere toplumda etkin bir şekilde yer alma, düşünsel bağımsızlık kazanma ve özgür yurttaşlar olarak sorumluluklarını yerine getirme becerisi kazandırır. Sokrates, yazılı hiçbir eser bırakmamış olmasına rağmen, sorgulayıcı yöntemi ve ahlaki felsefesiyle yüzyıllar boyunca düşünce tarihini etkilemeye devam etmiştir.
Ölümü, düşünce özgürlüğünün ve felsefi cesaretin bir sembolü olarak anılmaktadır.